Koşu Parkurları

Son_kayit_twitter

Sabah serinliğinde, gün batımında ya da gece yarısı fark etmez, spor ayakkabılarınız ve şarkı listenizi size her an fısıldayabilir: “haydi koşalım.”

Kimimiz atletizm pistlerini tercih ederken kimimiz de sahil şeridi, orman patikası ya da semtinin sokaklarında koşmayı tercih eder. Kimi düz ve rakım farksız parkurlarda koşarken kimimiz de tırmanma ve inişlerde kendini daha iyi hisseder. Bakalım sen hangisisin?

PARKURUN SENİ ANLATIR!

Koşmak, “dünkü sen” ile yarışındır. Bazen bir önceki günden daha iyisindir, bazen de bu geçici kondisyon kaybını kabul edersin ve bir sonraki gün için kendine söz verirsin. Kendinle olan bu bitmeyen yarış için tercih ettiğin yer ise senin hakkında çok şey anlatır.

 

Manzaralı Parkurlar
Birçoğumuzun koşu parkurundan ilk beklentisi güzel bir manzara oluyor. Güzelliklerle beslenenler, izlemeye doyulmayan manzaralar eşliğinde koşmayı tercih ediyor. Özellikle İstanbul’da birçok koşucunun tercihi olan sahil şeridi eşsiz boğaz manzarası ve iç açan iyot kokusu ile benzersiz bir koşu deneyimi sunuyor.

 

Oksijen Deposu Parkurlar

Koşacağı yerden beklentisi temiz hava olanları anlamak çok kolay. Koşarken ciğerinize tertemiz ve bol oksijen içeren hava bir çekmek istiyorsanız büyükşehirlerde rotanızı büyük kent ormanlarına çevirmeniz gerekiyor. Farklı eğim değerlerine sahip orman parkurları, temiz ve bol oksijenli havanın yanı sıra koşuculara yemyeşil bitki örtüsü ve doğal hayat zenginliği gibi ekstralar sunuyor.

 

Asfalt Parkurlar

Koşmak için aradığın tek şey düzgün bir yolsa, tam bir “makine” olabilirsin! Seni hiçbir şey durduramaz. Trafiğin yoğun olmadığı saatlerde nispeten daha keyifli olan asfalt parkurlar, araç trafiği arttıkça kontrollü bir koşuyu ve egzoz emisyonuyla düşen hava kalitesini de beraberinde getiriyor. Ama dediğimiz gibi, bu zorluklar seni durduracak değil. Koşmayı hedeflediğin kilometre ya da süreyi tamamlamadan o ayakkabılar çıkmayacak!

Atletizm Pistleri

Gerçek bir profesyonelsin ya da en azından profesyonel ruhlu bir koşucusun. Kronometren ve sen, ne bir manzara ne de seni yavaşlatacak bir engel istemiyorsunuz. Hiçbir detaya takılmadan, dünkü “sen” ile değil, bir önceki turdaki sen ile yarışıyorsun. Tebrikler, bu yarışta kazanan hep sen olacaksın.

Yüksek Eğimli Parkurlar

Düz bir yolda koşmak sana asla yetmiyor. Bacaklarında yanmayı hissetmek istiyorsun. Dik bir yokuş, bir patika ya da bitmek bilmeyen basamaklar senin için en ideal parkur. O dik yokuş seni zorladığı sürece parkurun sana yetiyor. Basamaklar sanki azaldığında, patika eskisi kadar dik gelmemeye başladığında yeni bir parkura meydan okuman gelecek. Doğru yoldasın, hedefini her zaman yüksek tutmaya devam et!

Koşu Bandı

Hava ya da hayat şartları dışarıda koşmana engel olabilir. Ne olursa olsun koşmak istiyorsun. Harika bir manzara veya bol oksijen olmasa da olur. Temponu sabitleyip koştuğunda kulaklığındaki müziğin sana yetiyor. Koşu bandında koşmanın en büyük avantajlarından biri de plan yapmana, telefon görüşmelerini aradan çıkarmana veya takip ettiğin diziyi izlemene fırsat tanıması…

Ankara Parkurları için tıklayınız

İzmir Parkurları için tıklayınız

Antalya Parkurları için tıklayınız

Kocaeli Parkurları için tıklayınız

Bursa Parkurları için tıklayınız

Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on linkedin

İlgili YAzılar

Blog

Diyabet ve Egzersiz

Diyabet nedir? Diyabet, zamanla kalpte, kan damarlarında, gözlerde, böbreklerde ve sinirlerde ciddi hasara yol açan yüksek kan glukoz (veya kan şekeri) seviyeleri ile karakterize kronik,

Basın Odası

SPOR İSTANBUL’DAN BAKIRKÖY’DE PAZAR SPORU

15. İstanbul Yarı Maratonu’nda uyguladığı pandemi tedbirleriyle dünyadaki yarışlarda standart belirleyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Spor İstanbul, ‘İstanbul’u Koşuyorum’ etkinliklerinin bu yıl ki ikinci yarışı olan

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ

#DahaAktifBirİstanbulİçinBuradayız